Kategori arşivi: Şiirlerim

Ressam ve Ay

Ve gece düşer ressamın tuvaline… 
Gecenin koynunda, 
Bir inci tanesi ay parlar.
Ve çatıların arasından karanlık sokaklara ışık olur.
Vurur kaldırım taşlarında birikmiş yağmurlara.
Gümüşten yollar çizer eşiklere sabahına…
Vurur ışık yorgun duvarların çatlaklarına.
Bir kedi gerinir, bir pencere aralanır usulca …
Üsküdar’da bir klarnet ağlar içli,
Galata’da keman, kırık bir hece…
Her nota, geceye açılmış bir yara…

Ve usulca bırakır ressam fırçasını kenara.
Yarım kalan bir gece,
Ne renge sığar ne sese…
Bir şehir susar yine.
Yine yarım kalan bir gece,
Ve ay düşer yarım kalmış aşkların düşlerine
Damlardan düşen son ışıklar
Kaybolur usulca.
Ne ışık kalır ne gölge.
Bazı ışıklar boyanmaz, 
Bazı sesler tuvale sığmaz.
Bazı geceler sadece izlenir…
Bazı eller açık duada…
Sabahın ilk ışıklarıyla,
Tuvalde yarım kalır bir gölge.
Ve usulca bırakır ressam fırçasını kenara.
Ay çekilir, ışıklar söner..
Üsküdar’dan Galata’ya bir sessizlik çöker.
Sadece ıslak kaldırımlarda, 
Geceden düşmüş birkaç dize.
Ve ressamın yarım kalan tuvali…
Ve ressam yine beklemeye koyulur geceyi.

Haber Yolla

Çok mu geç oldu gel demek için?
Çok mu büyük bu suskunluk için
Içim?..
Yok ya!..
Geç diye bir şey yok,
Kaldıysak geç kalınmışlıklara.
Vardır bir sebebi illa…

Buluruz bir yol,
Çıkarız illa yola.
Yeter ki sen bir haber yolla…
Vakit var hâlâ.

Yeter ki sen bir haber yolla.
Vakit var hâlâ.
Bak nasıl çarpıyor kalbim,
Yolunu beklerim ben hâlâ.
Gün geceyi sarsa,
Gece sabaha varsa,
Beklerim yolunu ben hâlâ.
Yeter ki sen bir haber yolla.
Vakit var hâlâ.

Kaldı yastığımda kokun.
Usul usul
Konuşur adınla odamın her duvarı.
Bir mesajınla değişir hava…
Bir kelimenle çöker inadım…
Biliyorsun,
Hiç sönmedi bu yara.

Buluruz bir yol,
Çıkarız illa yola.
Yeter ki sen bir haber yolla
Vakit var hâlâ.

Belki de dönmek için,
Tam da bugündür zaman.
Kalbim açık kapı gibi
Seninle atan,
Yeter ki…
Bir haber yolla. .
Bir işaret yolla…

Yalancı Bahar

Sen benim sonbaharımın değil,
İlk baharımın düşen yaprağı oldun…
Açmak istedim…
Yaza hazırım dedim…
Bütün kış hayalimde sen,
Erince bahara…
Yoldaşım oldu göz yaşım!
Gelmedin ki!..
Nerelerdeydin ki?…
Gelmedin…
Bekledim bekledim bekledim…

Gelmedin ki!..
Yoldaşım gözyaşım oldu…
Tesellim,
Sana olan inancım oldu.
Gelmedin sen..
Bekledim ben…
Bekle dedim.
Bekle gelir…
Nerden bileyim;
Bahar yalanmış.
Yalanmış Bahar…

Seni Beklemek

Yürürken yanında,
Sığamazdım kabıma…
Ben hergün,
Seni bekledim
Aynı heycanla.
Yürümek yanında;
Tutmak elini…
Elini belime dolaman
İple çektiğim saatlerdi.
Hele yaklaştımı
Güneşin batışı…
Daha bir heycan sarardı
Beklemek bile seni.
Düşünüyorum da,
Ne güzelmiş ya!
Daha başlamadan
Yürümeye yanında,
Hissetmek
O duygu selini.
Ne güzelmiş ya,
Beklemek bile seni!

Hayallerin Ötesinde

Bir güvercin kanadında, baksam sana gökyüzünün maviliklerinden
Süzülürken bir aşagı, bir yukarı kaybolsam güzelliklerinde
Selam yollasam tüm aşıklara kız kulesinin üstünde
Hazerfen’e selam desem, caka satsam Galata’dan geçerken
İstiklal’in o muhteşem cümbüşüne ortak olsam yükseklerden
Sultanahmet meydanı çok mu farklı İstiklal senden
Bir oraya, bir buraya; nereye istersem oraya
Özgürce, bağıra çağıra şarkılar söylesem
Bir güvercin kanadında çıkarsam özgürlüğün tadını
Götür beni istediğim yere güvercinim desem
Alsam soluğu hasretini çektiklerimin yanında
Seyretsem doya doya, özlemimi giderene kadar
Çok mu imkansız sizce dökülenler bu satırlara
Hiçte bir kere, sınır var mı hayal kurmakta!!!