Kelimeler

Kelimeler kayıp mı
Yoksa,
Ben mi bulamıyorum?
Seçemiyorum
Aranızdan.
Aslında
Dilimin ucuna
Gelip gelip
Gidiyorsunuz…
Yoksa bana mı
Öyle geliyor?
Biliyorum
Ordasınız ama.
Olsa olsa
Cesaretiniz kırık!
Mıh gibi
Çakılı kaldınız
Dilimin ucunda.
Karabasan gibi
Bağırıyorum bağırıyorum
Olmuyor işte!
Mıh gibi…
Lütfen lütfen!
Konuşmak istiyorum.
Olmuyor böyle
Olmuyor!
Sustukça
Yüküm çoğalıyor.

Cam Kırıkları

Cam kırıklarının üzerinde yürüdüm bugün çıplak ayak! Belki inanmayacaksınız ama ne bir kesik, ne bir damla kan… kumsalda yürür gibi; yemyeşil çimenlerin içinde, üzerine düşmüş çiğ tanelerinin serinliğini hisseder gibi… cam kırıklarının üzerinde yürüdüm bugün! Saatlerce…yürüdükçe uzayan yollar misali. Anlamadım bile zamanın nasıl geçtiğini! Hiç acımadı canım, hiç! Alnımda biriken ter damlaları güneşin kavurucu sıcağından. Acıdan değil. Çok sıcak! Alevler fışkırıyor bedenimden; sıcak kavuruyor! Ama ayaklarım bana mısın demiyor… memnun onlar halinden. Bir çift ayak… kan yok; acı yok! Neden olsun ki! Cam kırıkları ok gibi saplanmış beynime, yüreğime…çırpınır dururlar acıyla zavallılar. Savrulurlar oraya buraya kulağıma fısıldanan kelimelerle! Ayaklarım acımıyor…ama canım çok acıyor.

Ayrı Yerlerde

Bilinmezliklerde kaybolmak!..düşüncesi bile kötü değil mi? Oysa kimse kaybolmak istemez; kimse “ben nerdeyim” diye sormak istemez! Kimse kalmak istemez arafta. Bedeninin olduğu yerde bulmak ister düşüncelerini; bedeniyle birlikte…bedeni bir yerde, ruhu bir yerde! Birbirinden çok uzakta…kimse istemez ayrı düşsünler. Sanırsınız ki sadece sevdalar ayrı düşer. Hayır, insan kendisinden de ayrı düşer. İstese de istemese de… elinde olmaz ki bazen. Rüzgâr savurur parça parça oraya buraya. Sonrasında toplamak o parçaları, bir araya getirmek yap boz gibi; birleştirmeye çalışmak. Kimi zaman çok kolay, kimi zaman çok zor! Bir araya gelselerde tutunmak bile zor olur bazen. Yine parçalanırlar, yine dökülürler kurumuş yaprak gibi. Kimse kalmak istemez arafta, kimse!..

Minik Güvercinim

İnsanın sırtındaki en büyük yüktür nedenler, niçinler! Cevabı olmayan sorular; o sorulara cevap verecek birinin olmayışı! Kemirir durur içten içe insanı… oysa bir cevap! Çok birşey değil, sadece tek bir cevap! Ne değişecek o cevabı bulunca sanki? Değil işte öyle! Tonlarca yükten kurtulmaktır; rahatlamanın dayanılmaz hafiflidir; iç huzuru bulmak ve en önemlisi kendisiyle barışmasıdır insanın. Neşeli şarkılara geçiştir. Koca bir gülümsenin yerleşmesidir yüze. Düşünsenize, yıllarca evirip çevirdiğiniz; üzerine bin bir senaryo yazdığınız cevabın aslında tek bir cümlede saklı olduğunu  öğrenmek ve o cümle ile prangalardan, esaretten kurtulmak; özgürlüğe kanat çırpmak…bir anda bitirivermek herşey! “Bu muymuş; bu kadar mı yani?” dedirtmek insana. Ve bu hazla salıvermek yıllarca kafeste tuttuğu minik güvercinini özgürlüğüne…
Güle güle minik güvercinim… benden selam söyle gittiğin yerlere. Bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını da!

 

screenshot_20181104-025234_google8115810512170543484.jpg

 

 

Neydi

“Sevgi neydi”… meşhur filmin meşhur repliği…

Sevgi mi aşk mı?

Aşk… Duyguların en yücesi, en güzeli, en büyüğü…enlerin toplamı! Aşk acıdan, hayal kırıklığından başka hiçbirşey değil oysa! Enlerin toplamı… en büyük acıların, en büyük hayal kırıklıklarının, en büyük umutsuzlukların adı “Aşk!”

Sevgi neydi sahi?

Sevgi emekti; sevgi sıcaklıktı; güvendi; korkusuzca sırtını dayayacağını bilmekti; yanındayım demekti iyi günde kötü günde; sığınacak limandı…

Aşk mı? Aşk, bitmeyen şarkının adıydı…

Sevgi mi, aşk mı?

 

20181101_2244012695744806091064417.jpg

Kâğıt Parçası

Konuşmak mi istersin;
Ben burdayım
Her zaman.
Her daim,
Anlat ne istersen…
Bende saklı kalır;
Bil isterim…
Neşeli birşeyler olsun;
Eşlik ederim sana…
Çok mu dertlisin;
Ortak olurum ona da…
Diyar diyar dolanırım
Senin için.
Yeter ki sen iste.
Yare gönder;
Yarene gönder.
Giderim neresi olsa.
Sakin unutma;
Bende saklı hepsi.
Ben hep yanıbaşında,
Her daim hazır…
Bil isterim!
Al kalemi eline;
Yaz, çiz
İstersen karala.
Ama lütfen,
Buruşturup fırlatma
Oraya buraya.
Bir kağıt parçasıyım belki
Ama odunlukdan
Çıkalı çok oldu!

Screenshot_20180927-214325_Google

Eylül Zamanı

Hoşgeldin hazan mevsiminin müjdecisi… oysa daha güneşin tadını çıkaramadık; yaseminlerin, manolyaların kokularını sindiremedik doya doya. Henüz bitiremedik yaz akşamlarının sefalarını; gidişiniz çok erken oldu be gece sefaları! Daha kaç gün oldu şunun şurasında yavru kırlangıçların yuvadan uçuşu! Nasıl göçeceksiniz başka diyarlara; yetecek mi gücünüz minicik kanatlarınızla dağları, tepeleri, denizleri aşmaya? Çok küçüksünüz siz daha! Biraz daha bekleyemez miydin Eylül? Geldiğin yerlerde yapraklar sarıya, kızıla bürünecek şimdi. Bedenleri çıplak, titreyecek ağaçlar başka bahara kadar. Yaz aşklarının sonunu mu merak edersin? Niye ki? Oysa hep aynı son be Eylül! Toprağa düşen damlalara yoldaş olur gözlerden süzülen yaşlar. Yine sabredemedin, yine koşa koşa çıkageldin! Sor bakalım bana, hazır mıyım seni karşılamaya?😉

 

depositphotos_30887287-stock-photo-autumn-woman-in-fashion-dress-2

Akşamın Kızılı

Kızıla çalarken gün, arkama almışım akşamın kızılını. Dayamışım sırtımı biten günün kızılına. En güzel saatlerine! Uzaklardan bir şarki çalıyor kulağıma; uzaklarda gün çalıyor kızıla! Koyu griye bürünmüş bulutlar sadece geçiyor yanından; kolay mı kızılın büyüsünü bozmaya yeltenmek! Aklından bile geçirme; teslim ol o alev topunun güzelliğine! Gecenin karanlığı çökmeden üzerinize, hadi gülümseyin bana, sığdığınız kadar kadrajıma! Günün en kızıl saatleri düşün üzerime! Mecnun et aşıkları; ilham ol, şiirler yazdır şairlere bütün ihtişamınla ufukta! Bilmez misin, sen nelere kadirsin! Bak, bana bile neler yazdırdırdın kaşla göz aradında!

20180811_204223

 

 

Özlem

Özlemek; özlediğine dokunamamak, özlediğini görememek, doya doya sarılamamak, özlediğinin kokusunu duymak her yerde buram buram, gülüşünü, gözlerini aramak…özlemek; hasretiyle tutuşmak! Benim özlemim bitti şükürler olsun! Canım dediğim canımın içine artık doya doya sarılabileceğim… canımın içi artık uzaklarda değil…bitti özlemek; bitti hasret çekmek…

 

Screenshot_20180806-162259_Google.jpg